Emre's profileEmre's Space!PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    September 16

    EY ORUC TUT BIZI !

    SAHUR VAKTİ, SEHER VAKTİ

    Sahur vaktine ayrı bir değer verirdi.
    "Aman sahura kalkmayı ihmal etmeyin; zira sahur yemeği mübarek bir gıdadır." derdi. Nitekim Mescid-i Nebevî'nin sofasında yatıp kalkan fakir sahabîlerden ve İslam'a ilk giren bahtiyarlardan biri olan İrbaz b. Sariye'yi bir gece sahura çağırırken:
    "Mübarek gıdaya buyur!" demişti.
    Bir başka seferinde sahur yapmanın önemini şöyle anlatmıştı:
    "Sahur yemeği bereketlidir. Yememezlik etmeyin. Bir yudum suyla bile olsa sahur yapın. Zira ALLAH(c.c) Teala ve melekleri sahur yapanlara rahmet yağdırır."
    Fahr-i Cihanın sahura neden bu kadar değer verdiği gayet açıktır. Zira sahur vakti, seher vaktidir. İlahî rahmet ve bereketin sağanak sağanak yağdığı zamandır. ALLAH(c.c)'a gönül verenlerin ibadet, dua ve zikirleriyle gergef gergef işlediği mübarek bir zaman dilimidir.
    Sevgili kardeşler! Hiç değilse mübarek Ramazan ayı boyunca bu kıymetli vakti biz de değerlendirelim. Gönül derinliklerinden kaynayıp gelen bir coşkuyla Cenab-ı Hakk'a niyaz edenler gibi boyun büküp arz-ı hal etmeye çalışalım; zira bu feyizli zamanda uyanık olmanın büyük bir manası vardır. Sahura kalkan mü'minler o mütevazi boyun büküşleriyle sanki şöyle derler:
    Rabbim! Çok şükür ben de seni bilen, seni seven, sana gönül verenlerden biriyim. Sana olan bağlılığımı arzetmek için uykumu bölüp kalktım. Yarın senin rızan için oruç tutacağım. Ne olur benden hoşnut ol. ALLAH(c.c)ım!
     
    İFTAR ZAMANI


    Yüce Mevlamız, kulunun kendine bağlılığını ve saygısını görmekten memnun olur. İftar vakti bu bağlılığın ve saygının en iyi gösterildiği bir zamandır. Bu sebeple Resûl-i Kibriya efendimiz iftar vaktini titizlikle takip ederdi. İftar vakti girer girmez oruç bozmanın gerekli oluşuna, bir çocuk safiyetiyle oruç bozma telaşına girmenin ALLAH(c.c) Teala'yı memnun edeceğine işaret buyurur ve bunu dînî hayatı canlı tutmanın bir belirtisi kabul ederdi. İftarı geç yapmanın bir nevi kayıtsızlık ve gevşeklik olduğuna işaret ederek şöyle buyururdu:
    "Bir an önce iftar etmek için gayret gösterdikleri müddetçe, ümmetim hayır ve bereketten ayrılmamış olur."
    Efendimizin sözünü ettiği bu hayır ve bereketin insanı ilahî muhabbete erdirecek kadar geniş kapsamlı olduğunu bir hadîs-i kudsî'den öğrenmekteyiz. Cenabı zü'1-celal buyuruyor ki:
    "Kullarım içinde en çok sevdiklerim, bir an önce iftar etmek için gayret gösterenlerdir."
    Demek oluyor ki, Yüce ALLAH(c.c)'ın eşsiz sevgisine nail olmanın yolu Hz. Peygamber'e uymak ve onun yaptıklarını yapmaktır. Bunun böyle olduğunu zaten Kur'anı Kerîm açıkça söylemiyor mu?
    "Ey Muhammed! De ki: Eğer siz ALLAH(c.c)'ı gerçekten seviyorsanız, bana uyun ki, ALLAH(c.c) da sizi sevsin." Rasûlullah efendimize tutunmadan, onu sevmeden ilahî muhabbete ermenin mümkün olmayacağını şair ne güzel söylemiş:
    Muhabbetten Muhammed oldu hasıl
    Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl?
    İftar sırasında yapılan duanın kabul edileceğini söyleyen Nebiy-yi Muhterem efendimiz, iftara başlamadan önce dua ederdi. Dualarından biri şöyleydi:
    "ALLAH(c.c)ım! Senin rızan için oruç tuttum. Senin verdiğin rızıkla orucumu açıyorum." Sonrada varsa hurma ile, yoksa su ile orucunu açar ve böyle yapılmasını tavsiye buyururdu.
    RABBİM BANA YEDİRİR
    Kainatın Efendisi oruç tutmaktan öylesine derin bir haz duyardı ki, bu hazzı devam ettirmek ve açlığın verdiği manevî derinliği sürdürmek için bir kaç gün aralıksız oruç tuttuğu olurdu. Ramazan ayının gecesini, gündüzünü hep ibadetle geçirmek isterdi. Onun bu haline sahabîleri, savm-ı visal denen bu orucu tutmaya kalkınca, efendimiz onlara engel oldu.
    - Kendin tutuyorsun da bize neden izin vermiyorsun? dediklerinde de:
    - Ben sizin gibi değilim. Rabbim bana yedirir, içirir" buyururdu.
    Sevgili Peygamber'ine ALLAH(c.c) Teala'nın ne yedirip içirdiğini bilemiyoruz. Bu maddi bir gıdamıydı, yoksa Cenab-ı Barî'ye yakın olmanın verdiği manevî bir doyum hali miydi, anlayamıyoruz, ama şundan eminiz ki, sevgili Peygamberimiz, ümmetine duyduğu aşırı muhabbet sebebiyle, açlığa dayanamayıp zayıf düşerler, belki bir müddet sonra usanıp vazgeçerler, dolayısıyla diğer ibadetleri gerektiği şekilde yapamazlar düşüncesiyle, aralıksız iki gün oruç tutmaya izin vermemişti.

     



    Comments

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://emregiraycan.spaces.live.com/blog/cns!C089CE4320F61F41!853.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None